TR
Eurasian Studies Journal Yıl:2020  Sayı: 12  Alan: Müzik

Emre SOYLU, Nilgün DOĞRUSÖZ
TEK DİYEZ VE TEK BEMOLLE YAZILAN TÜRK MÜZİĞİ ESERLERİNİN AREL- EZGİ- UZDİLEK SİSTEMİNDE YENİDEN YAZILMALARI İÇİN BİR YÖNTEM ÖNERİSİ
 
kayda geçirmek ve icra etmek için Avrupa müzik yazısının kullanılmaya başlanmasıyla meşk geleneğinde de değişme sürecine girilmiştir. Avrupa müzik yazısının kullanımı zamanla Türk müziği perdelerinin makam nağmelerine göre değişiklik gösteren dar veya geniş birer frekans bandından ibaret olduğu algısından çıkarak birer noktaya dönüşmesine sebep olmuştur. Nihâyetinde Arel- Ezgi- Uzdilek sistemi de bu anlayış üzerine kurgulandığı için perdelerin makam nağmelerine göre aynı bölge içerisinde farklılıklar gösterdiği geleneksel sistem ve onun müziğinden oldukça uzak bir noktaya gelinmiştir. Türk müziği eserlerinin kayda geçirilmeleri elbette ki Avrupa müzik yazısından ibaret değildir. Ebced ve türevlerinden oluşan harf müzik yazıları, 17. Yüzyılda yaşamış Polonya’lı bir devşirme olan Ali Ufkî’nin kendine has bir şekilde kullandığı Avrupa müzik yazısı, ya da Hamparsum Limonciyan’ın kendi ismini taşıyan Hamparsum müzik yazısı diğer müzik yazıları olarak sıralanabilirler. Ancak bu yazıların daha çok tespit sağladığı ve icrâ için kullanılmadığı düşünülmektedir. Uygulama gelenekte olduğu üzere hafızaya dayanmaktadır. İcrâ için de kullanılan ve 19. Yüzyılda Avrupa müzik yazısı ile yazılmaya başlanan Türk müziği eserlerini barındıran birçok kaynak bulunmaktadır. Bu kaynakların bir kısmı da Mevlevî âyînlerini içeren mecmualardır. Bilinen dört ana kaynaktan en eski olanı ise 1900 tarihli, Mustafâ Câzim el-Mevlevî tarafından Galata Mevlevîhânesi kudûmzenbaşısı Râif Dede’den dinleyip notaya aldığı mecmuadır. Ancak, makam bilgisi olmadan bu eserlerin yine bu notalardan okunabilmesi pek mümkün değildir. Bu çalışma ile Avrupa müzik yazısı kullanılarak tek bemol ve tek diyezle yazılmış olan bir eserin perdelerinin AEU ses sisteminde gösterilmesindeki bazı ayrıntılarına dikkat çekmek amaçlanmıştır. Çalışmada incelenen örnek ise Hammâmizâde İsmâîl Dede Efendî’nin Ferahfeza Âyîninin birinci selâmında bulunan çarpıcı bir bölümdür. Bu bölümdeki melodinin ilk bakışta ne olduğu anlaşılamamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Mevlevi Ayini, Türk Müziği Teorisi, Türk Müziği Paleografyası, AEU Sistemi, Mustafa Cazim Efendi, Raif Dede.


A SUGGESTION FOR TRANSCRIBING EARLY TURKISH MUSIC NOTATIONS WRITTEN WITH SINGLE SHARP AND SINGLE FLAT TO AEU SYSTEM
 
Westernization movements in the Ottoman Empire also showed their influence in the field of music. With the introduction of European music notation to record and perform Turkish music, a process of change had also begun in the tradition of meşk (transfering the music orally). The use of European music notation caused the transformation of Turkish music notes into a pitch that comes out of the perception that it consists of a narrow or wide frequency band which varies according to the makam melodies. As a result, the Arel-Ezgi-Uzdilek system was built on this understanding and reached a point far from the traditional system and its music. The recordings of Turkish music were not of course only consist of European music notations. The first ever person to write Turkish music with Western notation in a genuine way was a Polish convert known as Ali Ufkî by the Ottomans and who lived in the 17th century. The genuine method he developed was not used by anyone else. Other notations can be line up as Ebced and its derivatives and Hamparsum notation which was developed by Hamparsum Limonciyan. However, none of these notations were used actively but only for recording. Performing was depending on the memory in tradition. There are many sources that contain Turkish music works, which were also used for performance, started to be written with European music notation in the 19th century. Some of those are manuscripts with Mevlevî âyîn composings. Therefore, arguably, Mustafâ Câzim el-Mevlevî’s was the first ever compilation of âyîn composings which he heared from Râif Dede and wrote with Western notation. Nevertheless, it is not possible to sing or play these composings from these notes without maqam practice. In this study, it is aimed to draw attention to some details of the pitches (here pitch bands) of a piece noted with single flat and single sharp by using European music notation in AEU system. The examined example is a striking section found in the first part of Ferahfeza Âyîn of Hammâmizâde İsmâîl Dede Efendî. The melody in this section can not be understood at first glance.

Keywords: Mevlevi Ayin, Turkish Music Theory, Turkish Music Paleography, AEU System, Mustafa Cazim Efendi, Raif Dede.


Detay

İÇERİK